Kuaförde personel komisyonu: hangi rakamın yüzdesi?
Komisyonu randevu fiyatından hesaplayan salon, tahsil etmediği paranın da yüzdesini ödüyor. Doğru taban, gerçekten kasaya giren tutar.
Komisyon kavgalarının çoğu yüzde kaç olduğu üzerine değil, yüzdenin neyin üzerinden alındığı üzerine çıkıyor. Rakam aynı, taban farklı olunca ay sonunda iki taraf iki ayrı sonuca varıyor.
Dört olası taban
| Taban | Ne demek | Sorunu |
|---|---|---|
| Randevu fiyatı | Takvimde yazan tutar | İptal edileni ve gelmeyeni de içeriyor |
| Hizmet listesi fiyatı | Liste fiyatı | İndirim yapılınca salon farkı tek başına yiyor |
| Tahsil edilen tutar | Kasaya fiilen giren para | — |
| Kâr | Tahsilat eksi giderler | Personel salonun kirasını bilmiyor; şeffaf değil |
Pratikte doğru olan üçüncüsü: tahsil edilen tutar.
Sebebi basit. Komisyon paylaşımdır; paylaşılacak bir şey olması için önce paranın gelmesi gerekir. Randevu fiyatı üzerinden hesaplarsanız, gelmeyen müşterinin komisyonunu da ödersiniz.
İade komisyonu geri getirmeli
Sık atlanan yer burası. Bir satış yapıldı, komisyon hesaplandı; sonra tutarın tamamı iade edildi. Komisyon da sıfıra dönmeli.
Dönmüyorsa sisteminiz iadeyi ayrı bir kayıt sayıyor ve komisyonu iki kez artı yönde işliyor demektir. Ay sonunda küçük ama sürekli bir sapma yaratır.
Test etmesi kolay: bir satış girin, tamamını iade edin, komisyon raporuna bakın. Sıfır görmüyorsanız hesap yanlış.
Her tahsilat bir personele bağlanamaz
Kasaya giren her para bir randevudan gelmiyor:
- Seans paketi satışı. Peşin alınıyor, seanslar aylara yayılıyor.
- Ürün satışı. Şampuan, bakım seti.
- Elle kasa girişi. Devir, düzeltme, eski borç tahsili.
Bunların hiçbiri tek bir personelin işi değil. Komisyon raporu bunları “dağıtılmamış” diye ayrı göstermeli. Toplamın içine katıp personel sayısına bölmek en sık yapılan hata — sonuçta hiç iş yapmayan personele de komisyon çıkıyor.
Paketin komisyonu için iki makul politika var, ikisi de savunulabilir:
- Satışta öde. Paketi satan kişi komisyonu alır. Basit, ama seansları yapan başka biriyse haksız görünür.
- Seansta öde. Paket satılınca komisyon yok; her seans yapıldıkça o seansın karşılığı üzerinden komisyon işler. Adil, ama takibi sistem yapmıyorsa elle tutulamaz.
Hangisini seçtiğinizi yazın ve personele söyleyin. Yazılı olmayan politika her ay yeniden tartışılıyor.
“Gösteriyorum” ile “ödüyorum” ayrı iki şey
İki farklı çalışma biçimi var ve karıştırılınca kâr rakamı bozuluyor:
Gösterim. Komisyon hesaplanıyor, personel ne kazandığını görüyor, ama maaş zaten sabit — komisyon ayrı bir ödeme değil, performans göstergesi. Bu durumda komisyon gider değil.
Ödeme. Komisyon fiilen ödeniyor. Bu durumda kasadan çıkan gerçek bir gider ve kâr/zarar hesabına girmesi şart.
İkisini ayırmayan bir sistemde ya kârınız olduğundan yüksek görünür (ödediğiniz komisyon gider sayılmaz) ya da düşük (ödemediğiniz komisyon gider sayılır).
Komisyonu iki kez gider yazmayın
Sisteminiz komisyonu otomatik gider sayıyorsa, ay sonunda aynı tutarı elle bir daha “personel gideri” olarak girmeyin. Bu, kâr/zarar tablosundaki en sık çift sayım hatası.
İyi bir sistem otomatik gelen gider satırını ayrı bir işaretle gösterir — hangi rakamın nereden geldiği görünür olur, elle giriş yapmadan önce fark edersiniz.
Ay sonu için asgari çıktı
Personel başına şu dört satır yeterli:
- Bu dönemde ona bağlı tahsilat (iadeler düşülmüş)
- Komisyon oranı
- Hak edilen komisyon
- Ödenen ve kalan
Beşinci satır: dağıtılmamış tahsilat. Toplamın tutması için o satır görünmek zorunda — görünmüyorsa bir yere sessizce dağıtılmıştır.
Oran kaç olmalı
Bu yazı size oran öneremez; bölgeye, hizmete, personelin müşteri getirip getirmediğine ve maaşın sabit kısmına göre değişiyor. Ama şu üç soruyu netleştirmeden oran konuşmak erken:
- Malzemeyi kim alıyor?
- Müşteriyi kim getiriyor?
- Sabit maaş var mı, varsa komisyon onun üstüne mi?
Üçünün cevabı değişince aynı yüzde iki taraf için bambaşka anlama geliyor.